Muhteşem bir ADAM yarışmasından sağsalim döndük (sanırım . Yarışmadan önce, yarışma sırasında ve sonrasında bize destek olan herkese çok teşekkürler.
Özellikle tecrübelerini bizimle paylaşan Refik abiye, Alex ve Tatiana'ya, Ali Kılınç'a, yol arkadaşlarımız Mehmet Ali ve Hülya'ya, yarışma sırasında da alkışları ve ara gazlarıyla ) yarışmayı bitirmemizi sağlayan herkese teşekkürler. İOG yarışmadaki derecelerin neredeyse hepsini topladı Dereceye girenleri de ayrıca tebrik ediyorum. (Bizden sondan dereceye girdik sanırım
Yazına çok kırıldım.
Açılan forumda, kozalak ve pol tecrübelerimi yazarak ilk tecrübe paylaşımını ben gerçekleştirmiştim. Ancak teşekkür listende adımı göremedim )
Arkadaşlar,
Ben de katılan, bitiren, ödül alan herkesi tebrik ederim. Özellikle Refik Abi ve Milhan'ı, Uzun'da gösterdikleri başarıyla naçizane takdir ediyorum. "Genciz" diyen bizlere nal toplattılar. Onlar, Yaşlı Kurtlar değil, Genç Kurtlar!
İOG olarak yarışa damgamızı vurduk yine. Yeni maceralarla doğada, dağda-taşta buluşmak üzere!!!
Mesaj Sayısı: 13 Nereden: İSTANBUL Katılım Tarihi: 12.04.07
Mesaj Tarihi 11.06.2007 17:24
Merhabalar,
Ben ilk kez katıldım ve gördüm ki tamamlamak bile kayda değer bişey,
Dereceye giren herkesi gönülden tebrik ederim.
şunu da eklemek istiyorum;
Yarışmaya kaydımı yaptırırken Refik abi ve Milhan abini isimlerini gösterip favorilerim demiştim, hakem bayanda bana "öyle deme çok daha iddialı takımlar var" demişti. Finalde o bayanı aradım bulamadım gördünüz mü demek için
Berkay'la ilk kez katıldığımız Anadolu Dağ Maratonu bizi "adam" etti. İnanılmaz bir doğa ve büyüleyici manzaralar eşliğinde gerçekleşen maratonda bence tek eksik fon müziğiydi.
DASK yarışı benim için acıların tatlı anılara dönüştüğü, yanlış seçimlerin doğru karşılıklarını öğrenebileceğim eşsiz bir paylaşım ortamıydı. Bu nedenle benim de kabarık bir teşekkür listem var.
Yola çıkarken, çantamızı görüp, "Maraton kaç ay sürecek?" diyen ve bizi sokağa kadar çıkıp uğurlayan şirket ortaklarımız ve çalışanlarımıza,
Yarışma öncesinde, yarışma sırasında ve sonrasında bilgi ve tecrübelerini bizimle paylaşan, başta Refik Abi, Özgür, Alex, Tatiana, Caner ve Ali (3'ü de) olmak üzere tüm kulüp arkadaşlarımıza,
Maraton sırasında karşılaştığımızda ve ara kampta kıyafetimiz, takım ruhumuz ve azmimizle ilgili övgü dolu sözler sarfeden, çıkış duyurusu ve varıştaki alkışlarıyla bizi gerçekten onurlandıran dostlarımıza,
Paylaşımları, sohbetleri ve tecrübeleriyle bize destek olan yol arkadaşlarımız Mehmet Ali ve Hülya'ya,
"Sizin bu çekme durumunuz nedir?" diyen yaşlı amcaya, "Yol aşağıda guzum." diyen teyzeye, yüzleri hep gülen yayla insanlarına,
Ve son olarak da, iki gün boyunca bana katlanan, özellikle ikinci gün hedefe yaklaşık 1 km varken "200 metre kaldı.", neredeyse dururken "İstersen daha yavaş yürüyelim." gibi sözlerle beni motive eden , takım arkadaşım ve sevgili ortağım Berkay'a en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Ben biraz eskilere giderek öncelikle orienteering sporuyla ve dolayısıyla çok özel ve güzel bir klüp olan IOG ve üyeleriyle tanışmamı sağlayan Ali Kılınç'a, ADAM'a katılmayı teklif eden, oncesinde ormanda harita okuma becerimi geliştirmek için benimle antreman yapan ve 1.gunun sonuna dogru bacak agrilarimla ilgili türlü sikayetlerimi çekenJ ve en onemlisi gerçekten çok keyif aldigim bir organizasyonda bana eşlik eden takım arkadasim M. Ali'ye kocaman teşekkür, bizden yol yardımını esirgemeyen, hoş sohbetleriyle yolu kısa ve çekilir kılan Güven ve Berkay'a, ödüllerin neredeyse tumunu toplayarak her zamanki gibi bir kere daha gururumuz olan IOG üyelerine, tir tir titrerken sıcak su ve aspirin onerisiyle aksam evde kendime gelmemi sağlayan Hande'ye, yaylada bize süt ikram eden teyzeye, ADAM organizasyonunda emeği geçenlere çok çok teşekkürler.......
Ben de hepinizi tebrik ederim. Gercekten IOG tum odulleri sildi supurdu. Biz basarili bir yaris cikarmis olamasak da boyle basarili bir klubun uyesi olarak gururluyuz, sevincliyiz.
Bizim ilk ADAM deneyimimizdi. Orta Parkur ile acilisi yaptik. IOG aliskanligi olarak patikalari izlemek yerine hep short-cut yaptik, tepeleri astik ve yer yer kopeklerden kactik. Ilk gunu 09:50 de tamamladik. 2.gun 3.nok'dan 4.ye giderken yine bir short-cut sevdasinda bir tepe asip birbirine cok yakin olan iki vadiden yanlis olanina indik (yani inmisiz!). Pusulamiz yanlis yonde oldugumuzu gosteriyordu ama hava yagmurluydu, statik elektiriklenmedendir diye hemen pusulayi karaladik, cebimize attik. Dogru vadide oldugumuzdan emin devam ettik, bambaska yerlere varinca, karsimiza cikan yasli amcaya yer sorduk ama sorarken de sanki amca kaybolmusta bize yol soruyormus edasiyla "Amca bak burasi gecitler deresi, sen yanlis gelmissin" deyip sallamadik, devam ettik, takatimiz kalmadi, yollarda de-moralize olduk, tukendik. Birakmayi dusunurken karsimiza Haldun Bey cipiyle cikiverdi. Nerede oldugumuzu soyleyince hemen yasli amca geldi gozlerimizin onune ama ustunde pek durmadik, Neredeyse 2 saatlik bir yurume mesafesi vardi noktaya. Karapazar koyunun asagisidaydik. Aptal olduk bir an. Bize hic ayran veren, sut veren de olmadigi icin kendimize gelemedik. Kurtarilmisliginverdigi tatli huzur ile donus yolunda uyuduk, uyandik, ana kampa vardik.
Ozel tesekkur icin de takim arkadasim, Tango & Cash'im, Sonat'i tek gecerim. Yer yer arguman yaptik ama ilk deneyimiz de gayet basarili bir yaris cikardik.
Diger bir ozel tesekkur de bu maratonu bir kabusun esiginden donduren, bize hayallerimizi buyutecegimiz, geceleri biraz usuyecegimiz bir yuva veren, dusunceli insan Caner'e.. Sagol abi. Cadiri evde birakip, ruzgarligi cadir diye yanimiza almis olmamiz, kesin bizi verilen ozel odullerden birinin sahibi yapacakti. Neyse artik bir dahakine...
Degerli Arkadaslarim;
sizleri tanimis olmaktan bir kere daha gurur duydum. DASK in dumanini attirmissiniz.
Hepinizi cani gonulden tebrik ederim.
Allah cc sizleri nazardan, kazadan, beladan korusun !
Basarilarinizin devamini diliyorum.
Isparta dan s&s
İlk kez katıldığım DASK ADAM yarışı benim için hem bir çok ilklerin hem de ÇOK güzel anıların olduğu muhteşem bir deneyimdi. Katılmaya geç karar verince partner bulmak için gruplara mesaj attım. Mesajıma ilk yanıt veren Dr. Mehmet Gökaltay ile görüşüp beraber katılmaya karar verdik. Yol yardımı isteyen Duygu Ergin ve Emel Seçer de bizimle gelmeye karar verdiler.
Cuma akşamı hep beraber yola çıkarak gece yarısı kamp alanına ulaştık. Kayıtlarımızı yaptırdıktan sonra çadırımızı kurarak yattık. Sabahın o eşsiz güzelliğiyle birlikte saat çalmadan temiz havada uyanarak yol hazırlıklarına başladık. Saat 07:20 gibi çıkış alarak istasyonları haritaya işaretledikten sonra yola koyulduk.
Gerede ormanlarını güzel ortamında, kuş seslerinin oluşturduğu nefis fon müziğinde yolumuza çıkan; tavşan, kaz, köpek, inek ve çok çeşitli kuşları seyrederek hedeflerimize doğru ilerlemeye devam ettik. Fotoğraf çekerek zevkle ilerlemeye devam ederken ne yazık ki partnerim 2. istasyonda zorlanmaya başladı ve 3. istasyonda yarışı bırakmak zorunda kaldı. Bu durumda maalesef diskalifiye olmuştuk. Ama benim başladığım parkuru bırakmaya hiç niyetim yoktu. 3. istasyondaki hakemlerin ve partnerimin tüm tatlı sert ısrarlarına rağmen devam etme kararı alınca hakem arkadaşım bana sorumluluğumu tek başıma aldığımı beyan ettiğim bir yazı imzalattı. Ben de özgürce tek başıma yoluma devam ettim. Vardığın her istasyonda hakem arkadaşlarım yalnız devam etmemem için beni ısrarla uyardılar. Hatta gözümü korkutmak için aramaya gelmeyeceklerini bile söylediler. Lakin insanın bazen bir şeyleri aşması gereken anlar vardır. Bu durumda bence onlardan biriydi ve ben aldığım kararı uyguladım.
Unutmadığım bir şey de bu kararımın sonuçları vahim olabilirdi. Ama ÇOK İYİ BİLDİĞİM başka bir şey de alınan kararlar uygulanmalıydı ve her kararımızın bir bedeli vardı. Yoksa deneyimler ne zaman, nerede ve ne işe yarardı. Lütfen sizler de unutmayın ve her zaman hatırlayın ki eğer Mustafa Kemal ATATÜRK aldığı kararlar karşısında önüne çıkan amansız zorluklarda pes etseydi şu an bu yazıyı okuyamayacaktınız. "Ey Türk istikbalinin evladı! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." diyerek bizlere yol açan evrensel bir liderin mirasçısı olarak bugüne kadar hiç bir yoldan dönmedim. Karar verip bir kere başladımmı da bundan sonra da dönmeyi düşünmüyorum. Bu nedenle partner ararken mesajıma "Ölmek var, dönmek yok" yazmıştım. Daha nasıl ifade edebilirdim bilmiyorum ama kelimelerin gücü ifadenin anlam gücüne yetmemiş olacak ki latife olarak algılanmış.
Son söz ve teşekkürler;
Parkura yalnız devam etme kararım tartışılabilir. Fakat başladığım işi bitirmeliydim. Ve şu anda verdiğim kararın arkasındayım. Verdiğim karardan hiç pişman olmamakla birlikte benden ertesi güne kadar gece de dahil uzun bir süre haber alamayınca üzülen ve bana ulaşmaya çalışan kişilerin olduğunu öğrenince onları üzmüş olmaktan dolayı ben de üzüldüm. Bu nedenle istemeyerek de olsa üzmüş olduklarımdan ÇOK özür dilerim. Ama bu kararı alarak devam etmeseydim, şu andaki tecrübelerimi yaşamamış olacağım gibi parkuru yarım bırakmış olmanın da olumsuz etkisini hissedecektim.
* Bu organizasyonu düzenleyerek bizlere bu şansı sunan DASK ekibine,
* Yarışma alanında ki tüm katılımcı, izleyici, tanıtımcı, satıcı ve görevlilere,
* Yarışma öncesinde bilgi ve tecrübelerini paylaşan, Refik, Alex, Tatiana, Özgür, Caner ve Ali (3'ü de) olmak üzere tüm kulüp arkadaşlarıma,
* Yol boyunca tüm paylaşımları, sohbetleri ve tecrübeleriyle bize destek olan yol arkadaşlarımız Duygu Ergin ve Emel Seçer'e,
* İyi niyetleriyle birlikte beni tanımadıkları için standart bir kişi muamelesi yaparak ve endişelenerek istasyonlardan göndermek istemeyen tüm yardımsever hakem arkadaşlara,
* Başarılarıyle yine tüm madalyaları toplayan İOG klüp ekiplerine ve diğer ekiplere,
* Yaşamımda ilk defa duyduğum bir konuda, Partnerime "arkadaşına katlanma" ödülünü verme fikrini ortaya atan ve veren hakem arkadaşlara,
* Ve son olarak da, beni gerçek anlamda tanımak için yeterli zaman bulamadan baştan sona bana katlanan ve yarışma sonunda bunun da törenle "arkadaşına katlanma" ödülünü alan partnerim Dr. Mehmet Gökaltay'a en içten teşekkürlerimi sunuyorum.